Felsefemiz · Manifesto

Hafızanın
Yeni Bedeni

ANATOLIYA, geçmişi kopyalamak yerine onun bıraktığı izi çağdaş bir moda diline dönüştürür.

Yarıdan kesilmiş bir ANATOLIYA tişörtü

Bir medeniyet,
hatırlandığı
sürece yaşar.

Anadolu yalnızca toprağın adı değildir. Üst üste yaşayan şehirlerin, inançların, kayıpların ve yeniden doğuşların hafızasıdır.

Her ANATOLIYA parçası bu hafızadan tek bir hikâyeyi taşır. Hikâye önce gelir; giysi onun için tasarlanır.

Giysi burada bir yüzey değil; geçmiş ile bugünün karşılaştığı yaşayan bir arşivdir.

Kurucunun notu

Ben hikâyenin yazılmadığı, söylendiği bir gelenekten geliyorum. Bir stranbêj hikâyeyi sesiyle taşır; dinleyen onu bir sonrakine verir. Yıllarca senaryo yazdım — hikâyeyi kâğıda geçirdim. ANATOLIYA’da onu bir kez daha taşıyıcı değiştiriyorum: bu kez kumaşa.

Aklımdaki şey hiçbir zaman bir tişört markası olmadı. Bu giysiye ya da bu sayfaya dokunan kişinin kültür, hikâye ve tasarım üzerine kurulmuş bir dünyanın içine girdiğini hissetmesiydi. Bir müze kataloğunun ağırlığı, çağdaş bir moda evinin sadeliği.

İlk koleksiyonumuza FOUNDATIONS adını verdik: dört hikâye, dört renk. Göbekli Tepe’nin taşı, Efes’in Ege mavisi, Truva’nın yıkanmış siyahı, tavus kuşunun koyu yeşili. Her hikâyenin kendi tasarımı kadar kendi rengi ve karakteri olsun istedik.

Baskıların büyük olmasına gerek görmedik. Hikâyelerimiz zaten güçlü; tasarımı büyüterek dikkat çekmek yerine az detayla daha çok şey anlatmayı denedik. Bir parça size ulaştığında yanında numaralı bir kart olacak — kampanya değil, sahiplik.

Acele etmiyoruz. Bunu bir slogan olarak değil, çalışma biçimi olarak söylüyorum.

ANATOLIYA bir tişörtü satmak için hikâye anlatmıyor.
Bir hikâyeyi yaşatmak için ürün tasarlıyor.

Selman Özhan · Kurucu · Eylül MMXXVI
Hikâye anlatıcısı.

İşaret
ANATOLIYA

Marka işareti bir A’dır; ama tek parça değil. On sekiz taş blok üst üste dizilmiştir, her sıra bir öncekinin biraz dışına taşar, aralarında harç kadar ince boşluklar kalır. Ortadan, tepeden tabana bir yarık iner.

Anadolu’da bir höyüğün kesitinde yukarıdan aşağıya inince görülen budur: her şehir bir öncekinin üstüne kurulmuş, aralarına toprak dolmuştur. Yarık, o katmanları görebilmek için açılan kesittir. İşaret bir kazının içine bakar.

A bir harftir — ANATOLIYA’nın ve Anadolu’nun baş harfi; bu yüzden tek başına da durabilir. ANATOLIYA yazısındaki ince yatay kesiler aynı fikri sürdürür: harfler de katmanlıdır. Antik bir alfabenin kopyası değildir; tarihsel katman ile bugünün yazısı ayrı tutulur, biri diğerini taklit etmez.

01 Höyük
02 Kesit
03 İşaret

Şema — ölçekli çizim değil. Kesitte görünen katmanlar, işaretin biçimidir.